|
Roma, Bizans ve Osmanlı gibi üç büyük imparatorluğun başkenti İstanbul, geçmiş ile bugünün, eski ile yeninin, geleneksel ile modernin büyüleyici bir harmanıdır. Sayısız müze, kilise, saray, cami, çarşı ve doğal güzelliklerle çevrili bu şehirde, günbatımında Boğaz kıyılarına uzanıp, karşı kıyıdan yansıyan akşamüzeri kızıllığını seyrederken, yüzyıllar önce medeniyetlerin yerleşmek için neden bu toprakları seçtiğini anlayabilirsiniz.
Eşsiz tarihi, kültürel geçmişi ve sayısız cazibesine ek olarak; modern oteller, lüks restoranlar, gece klüpleri, kabareler, çarşılar ve alışveriş merkezleri İstanbul'a, toplantı, konferans ve kongreler için benzersiz bir konum sağlar. Bütün bu özellikleriyle İstanbul, kısa sürede, tercih edilen uluslararası kongre ve sergi merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Şehirdeki kongre imkanını ikiye katlayan ICEC, modern Harbiye bölgesinde, iş, kültür ve ticaret hayatının merkezinde, Avrupa'nın en kaliteli otellerinin ortasında konumlanmıştır.
Doğunun batı ile buluştuğu, Avrupa ve Asya arasında köprü olan, milyonlarca "egzotik/batılı" insanın yaşadığı başkent İstanbul'un, heyecan verici ritmini mutlaka deneyimleyin.
İstanbul'un tarihi mekan ve müzeleri, resepsiyon ve ziyafetler için benzersiz ortamlar yaratır. Ziyafetler için tercih edilebilecek birçok tarihi mekan panoramik manzaralar sunar. Örneğin, bir zamanlar sultanın yazlık sarayı olan Beylerbeyi Sarayı, grup etkinlikleri için son derece uygun teraslı bahçelere sahiptir.
Ayrıca, özel grup etkinlikleri için: Topkapı Sarayı Müzesi, Dolmabahçe ve Arkeoloji Müzesi, çok önemli tarihi eserlerin arasında, alışılmışın dışında ortamlar sunmaktadır.
Güney'de ise Türkiye'nin Akdeniz sahilleri ve sayfiye yerleri bulunmaktadır. Örneğin, kumsalları, restoranları, yüksek kalite otelleri ve marinası ile ünlü Kuşadası, arkeolojik kent Efes'e yakın olması bakımından avantajlıdır. |
|